Ses nasıl üretilir?
Halk arasında “Adem elması” diye adlandırılan yapı gırtlağın ön kısmıdır. Ses telleri adem elmasından geriye doğru uzanır. Soluk verirken ciğerlerimizden gırtlağa doğru hava akışı olur. Bu hava ses tellerimiz arasından geçer. Bu akış sırasında ses tellerimizi kapatırsak, ses tellerimiz titreşir ve ses üretilir.
ASHA, Ses bozukluklarını temelde organik ve fonksiyonel ses bozuklukları şeklinde sınıflamaktadır:
Organik: Solunum, larengeal veya ses yolu mekanizmalarındaki değişikliklerden kaynaklanan organik-fiziksel ses bozukluklarıdır. Organik ses bozukluklarını da yapısal ve nörojenik olarak 2’ye ayırmak mümkündür:
Yapısal Ses Bozuklukları: Ses mekanizmasındaki fiziksel değişikliklerden kaynaklanan yapısal-organik ses bozukluklarıdır. Örneğin:
- Ses kıvrımı dokularındaki değişiklikler (örn. ödem, vokal fold nodülleri, vokal fold polipleri, kist, sulcus vocalis, granülom) ve/veya
- Yaşlanmaya bağlı olarak larenkste meydana gelen yapısal değişiklikler.
Nörojenik Ses Bozuklukları: Gırtlağın merkezi veya periferik sinir sistemi innervasyonu ile ilgili sorunlardan kaynaklanan ve ses mekanizmasının işleyişini etkileyen ses bozukluklarıdır. Örneğin:
- Vokal tremor
- Spazmodik disfoni veya
- Ses teli felci
Fonksiyonel: Ses üretim mekanizmasında yapısal bir sorun olmaksızın işlevsel sorunlardan kaynaklı görülen ses bozukluklarıdır. Bu türden ses bozukluklarında ses üretim mekanizması genellikle etkili ve doğru bir şekilde kullanılmamaktadır. Fonksiyonel ses bozuklukları şöyle örneklenebilir.
- Vokal yorgunluk
- Kas gerilim disfonisi veya afoni
- Diplofoni veya
- Ventriküler fonasyon (ASHA, 2025).
Ses bozuklukları ayrıca Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklarda, ergenlik sonrasında tiz ses şeklinde (mutasyonel falsetto-puberfoni, juvenile ses), larenjektomi sonrasında, baş-boyun bölgesi ameliyatlarından (örn. tiroid cerrahisi) sonra görülebilir. Ayrıca psikojenik durumlarda, reflü, kronik öksürük, paradoksal vokal fold hareket hastalığı gibi durumlarda da yine ses bozuklukları görülebilir.
Ses bozukluklarının görüldüğü bir diğer durum da cinsiyet uyum sürecidir. Transgender bireylerde görülen ses bozuklukları ve cinsiyet onaylayıcı ses terapisi süreci de ses bozuklukları çatısı altında incelenebilmektedir.
- Hasta öyküsü alınır
- Ses objektif olarak şu açılardan değerlendirilir:
- Akustik Analiz ( bünyesindeki Phonanium Clinical Voice Lab ve CSL cihazlarıyla spektral ve kepstral analizler yapılır)
- Aerodinamik Analiz (PAS cihazı kullanılarak hava akımı, vital kapasite gibi değerlendirmeler yapılır, ayrıca maksimum fonasyon süresi s/z oranı gibi aerodinamik değerlendirmeler yapılır)
- Gerektiğinde ses tellerinin görüntülemesi videolaringostroboskopi (VLS) ile yapılır.
- Terapist hastanın sesini subjektif olarak GRBAS ve CAPE-V gibi ölçekler ile değerlendirir,
- Ses bozukluğu olan birey de kendi sesini Ses Handikap İndeksi, Sesle İlgili Yaşam Kalitesi Ölçeği gibi bazı ölçeklerle değerlendirir.
Değerlendirme süreci sona erdiğinde terapist ses bozukluğu olan bireyin terapi ihtiyacını belirler, önerilerde bulunur ve terapi programını hazırlar. Ses terapisi süreci bireye özgüdür ve bu süreçte bireyselleşmiş terapi programı uygulanır. ’da uygulanan ses terapisi yöntemleri bireyin ihtiyacına uygun ve kanıt temelli ses terapisi (Örn. Yarı-tıkalı ses yolu egzersizleri, LSVT vb.) yöntemlerinden ve egzersizlerinden oluşmaktadır.