Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi
Samsun Dil ve Konuşma Terapisi
Samsun Dil ve Konuşma Terapisi

Nörojenik Edinilmiş Dil Bozuklukları (Afazi, Travmatik Beyin Hasarı vd.)

Afazi, travmatik beyin hasarı ve sağ beyin hasarına bağlı iletişimsel güçlükler nörojenik edinilmiş dil bozuklukları arasında yer almaktadır.

Afazi

Afazi, genellikle bir inme veya kafa travması sonucunda aniden ortaya çıkan ve beynin dilden sorumlu alanlarının hasarlanmasından kaynaklanan edinilmiş bir dil bozukluğudur. Çoğu insanda beynin dil baskın hemisferi sol hemisferdir. Afazide beynin sol hemisferindeki dil alanları hasarlanırken, kişinin de sağ tarafına inme inebilir/felç gelebilir. Bu bozukluk dili ifade etme ve anlamanın yanı sıra, okuma ve yazmayı da etkileyebilmektedir. Afaziye dizartri ya da konuşma apraksisi gibi nörolojik temelli motor konuşma bozuklukları da eşlik edebilmektedir.

Afazinin Nedenleri

  • İnme,
  • Kafaya alınan şiddetli darbeler,
  • Beyin tümörleri,
  • Beyin enfeksiyonları ve beyni etkileyen diğer durumlar.

Afazi Tipleri

Akıcı ve tutuk olmak üzere iki genel afazi sınıflaması vardır. Beynin sol hemisferindeki temporal lob hasarı sonucunda akıcı afazi ortaya çıkabilir. Akıcı afaziler Wernicke Afazisi, Transkortikal Sensöriyel Afazi, Kondüksiyon Afazi ve Anomik Afazi olarak sınıflandırılabilirler. Tutuk afazi Broca Afazisi, Transkortikal Motor Afazi ve Global Afazi olmak üzere sınıflandırılabilir.

Afazide Dilsel Sorunlar

Afazili bireylerde dilde yaşanan güçlükler afazi tipine göre farklılık gösterebilir. Afazili bireylerde genel olarak spontane konuşma, adlandırma, işitsel anlama, okuma-yazma, tekrarlama gibi dil modalitelerinde hasarın boyutuna bağlı olarak etkilenimler gözlenebilir.

Travmatik Beyin Hasarı

Travmatik beyin hasarı, kafanın ani ve şiddetli bir şekilde bir nesneye çarpması (araba camı, kalorifer, beton gibi) ya da bir nesnenin kafatasını delerek beyin dokusuna zarar vermesi (kurşun, çivi gibi) sonucu ortaya çıkan beyin yaralanmalarıdır.

Travmatik Beyin Hasarı Nedenleri

Travmatik beyin hasarının en sık görülen sebebi trafik kazalarıdır (sıklıkla araba, motorsiklet kazaları). Diğer sebepler arasında, düşmeler, spor yaralanmaları, iş kazaları, şiddet olayları ve çocuk istismarı sayılabilir. 15-24 yaş erkeklerde, riskli olduğu varsayılan yaşam şekillerine bağlı olarak, görülme olasılığı yüksektir. Ergen ve yetişkinler için en sık görülen sebep otomobil ve motosiklet kazaları ve şiddet içeren suçlardır. Mesleğe bağlı olarak da asker, polis gibi mesleklerde kurşun yaralanmalarına sıkça rastlanabilmektedir.75 yaş üstü bireyler ise düşmeye bağlı travmalara daha çok maruz kalırlar. Bir yaşın altındaki bebeklerde en yaygın sebep fiziksel istismar olabilir. Özellikle oyun ya da zarar verme amaçlı çok şiddetli sallamalar beyin hasarlarına yol açabilmektedir. Biraz daha büyük okul öncesi çocuklarda düşme sonucu hasarlanmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Beş yaş sonrasında ise yaya ya da bisikletli yaralanmalar artabilmektedir.

Travmatik Beyin Hasarına Bağlı Bilişsel-Dilsel Sorunlar

Bilinci yerinde olan hastalardaki olası bilişsel sorunlar şu şekilde sayılabilir: Dikkat süresinde azalma, düşünceleri düzenlemede zorluk, unutkanlık, kafa karışıklığı, bazen yeni bilgileri öğrenmede zorlanmalar, diğer insanların hareketlerini yorumlayamama, sosyal durumlara uygun olmayan hareketlerde bulunma; problem çözmede, karar vermede ve planlamada zorlanma. Dil sorunları da bilişsel sorunlar gibi bireysel farklılıklar göstermektedir. Dille ilişkili sorunlardan bazıları şunlardır: Sözcük bulma güçlüğü; düzgün cümle kuramama; uzun ve çoğunlukla hatalı anlatımlar ya da açıklamalar; sözcükleri anlamada zorluk; şaka ya da esprilerdeki farklı kullanımları, deyimleri, imalı kullanımları anlayamama; bazen kendi hatalarının farkında olmama ve buna bağlı olarak çabuk sinirlenme; okuma ve yazma becerilerinde gerileme; matematik becerilerinde bozulma.

Travmatik beyin hasarı olan kişilerde karşılaşılabilecek konuşmanın anlaşılırlığı ile ilgili sorunlar da gözlemlenmektedir. Normalden yavaş, anlaşılmaz, ağızda geveleme şeklinde bir konuşma duyulabilir. Bunun sebebi konuşma organlarındaki kasları kontrol eden beyin alanlarının hasarlanmasıdır. Bu tip bir konuşma bozukluğuna dizartri denmektedir.

Sağ Beyin Hasarına Bağlı İletişimsel Güçlükler

Sağ beyin hasarına bağlı olarak kişide bilişsel iletişimsel problemler gözlenebilir. Dikkat, bellek, organizasyon, muhakeme becerileri, problem çözme, oryantasyon gibi bilişsel becerilerin yanında dilin pragmatik bileşeninde sorunlar görülebilir. Sağ beyin hasarı sonrasında bireylerde aşağıda sıralanan dil ve konuşma sorunları dikkat çekmektedir:

  • Azalmış konuşma prozodisi
  • Monoton, duygusuz konuşma
  • Ses perde ve şiddetindeki çeşitliliğin kaybı
  • Konuştuğu konunun içeriğinde ve organizasyonunda sorun
  • Aşırı konuşmak ve bazen uygun olmayan, tutarsız, saçma konuşmaların olması
  • Çok sözcük kullanıp daha az bilgi üretmek

Sağ hemisfer hasarı sözel iletişimi olumsuz etkileyebileceği gibi dilin prozodik, sözlüksel-semantik ve pragmatik bileşenlerini de etkileyebilir. Sağ hemisfer hasarına sahip bireylerin tümünde söz konusu bileşenlerin hepsinde hasar olmamasına rağmen %50’sinde bu bileşenlerin birinde veya birkaçında hasar olduğu gözlenmiştir (Roseberry-McKibbin & Hegde, 2016).

’da Nörojenik Edinilmiş Dil Bozuklukları Ünitesinde Sunulan Hizmetler[1]

Beyin hasarı sonrasında iletişim güçlüğü yaşayan bireyler ’a başvurduklarında Uzman Dil ve Konuşma Terapistleri tarafından değerlendirilir. Bu değerlendirmede:

  • Hasta öyküsü alınır.
  • Konuşma ve konuşulanları anlamadaki güçlükler standardize testlerle değerlendirilir:
  • Afazi Dil Değerlendirme Testi
  • Kapsamlı Afazi Testi
  • Bilişsel değerlendirme yapılır:
  • İnme Sonrası Bilişsel Değerlendirme Aracı
  • Montreal Bilişsel Değerlendirme Aracı
  • Hafızanı Test Et Türkçe Versiyonu
  • Hastadan resim anlatım örneği alınır:
  • Kaza Resmi (ADD)
  • Kurabiye Hırsızı (Cookie Theft)
  • Hastanın yaşam kalitesi değerlendirilir (Afazi Etki Ölçeği-21)
  • Gerektiğinde hasta motor konuşma bozuklukları ve/veya yutma bozukluğu biriminden değerlendirilmesi için yönlendirilir.

Değerlendirme süreci sona erdiğinde terapist beyin hasarına bağlı iletişim güçlüğü yaşayan bireyin tanılamasını yapar, hasta ve yakınını değerlendirme sonucuna ilişkin olarak bilgilendirir, hastanın bilişsel olarak ileri bir değerlendirmeye ihtiyacı olup olmadığını belirler ve gerekli durumlarda nöroloji birimine yönlendirme yapar, hastanın dilin farklı modalitelerinde (örn. konuşma, anlama, okuma, yazma, tekrarlama, adlandırma gibi) yaşadığı sorunları belirler ve etkililiği kanıtlanmış terapi yaklaşımlarından (HELPSS, RET, Uyaran yaklaşımı, Semantik Özellikler Analizi, Fonolojik Bileşenler Analizi, VNeST, CILT, Tematik Dil Uyarımı, Görsel Aksiyon Terapisi, ACRT, MOR, ORLA) birini/birkaçını seçerek bireye özgü bir terapi programı hazırlayıp uygular. Dile yönelik terapi etkinliklerinin yanında bilişsel etkinlikler ile hastayı destekler. Evde hastanın çalışabileceği dilsel ve bilişsel egzersizler hazırlar. Hasta yakınlarını iletişim stratejileri konusunda bilgilendirir. Her bir bireyin yetersizliğine özgün olarak hazırlanan bireysel terapiler kişinin işlevsel ihtiyaçlarına odaklanır. Terapide amaç, dil becerilerini mümkün olduğu kadar yeniden oluşturarak, dil sorunlarını telafi ederek, hastaya diğer iletişim kurma yöntemlerini öğreterek ve mevcut dil becerilerini kullanması için motive ederek bireylerin iletişim becerilerini geliştirmektir. Terapilere ailenin katılımı da afazi terapisinin gidişatını etkileyen önemli bir bileşendir.

’da nörojenik edinilmiş dil bozuklukları biriminde bireysel yürütülen terapilerin yanında hastaların hayata katılımlarını desteklemek adına sosyal bir yaklaşım olan grup terapisi gibi uygulamalara da yer verilmektedir. Bu uygulama, Türkiye’de bir ilk olup afazili bireylerin diğer afazili bireyler ile birlikte daha doğal bir iletişim ortamı kurmaları amacı ile yapılmaktadır. Grup terapisi afazili bireylerin birbirlerine akran desteği sağlaması ve kendi deneyimlerini paylaşarak diğer bireyleri desteklemeleri açısından da fayda sağlamaktadır. Bunların yanında iletişim, dil ve biliş temelli çeşitli uygulamalar da grup terapisi konusunda deneyimli bir terapist tarafından sürdürülmekte ve afazili bireyler iletişimsel açıdan olabildiğince desteklenmektedir. Gruplar genelde 3-6 kişi arasında bireyden oluşmaktadır. Terapilerin içeriği, uygulamaları ve konuları grubun katılımcılarının ilgi alanları ve becerilerine göre düzenlenmektedir. içerisinde grup terapisi uygulamalarına tahsis edilmiş ‘Afazi Kafe’ isimli terapi odasında terapiler sürdürülmektedir.

Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi Samsun Dil ve Konuşma Terapisi