Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi
Samsun Dil ve Konuşma Terapisi
Samsun Dil ve Konuşma Terapisi

Motor Konuşma Bozuklukları: Dizartri ve Apraksi

Konuşma Nedir?

Konuşma, ifade etmek istediklerimizi sözlere dökmek amacıyla akciğerlerden gelen havanın boğaz, ağız ve burun yolunda şekillendirilmesidir. Konuşma, “solunum, sesleme, sesletim, rezonans ve prozodi” olmak üzere beş bileşenden oluşmaktadır. Konuşmanın anlaşılabilir olması için bu beş bileşenin dengeli şekilde çalışması gerekir.

Motor Konuşma Bozuklukları Nedir?

Konuşma organlarını kontrol eden sinir hücrelerinde oluşan sorunlar konuşma anlaşılırlığı sorunlarına neden olursa bu durumlara motor konuşma bozuklukları adı verilir. Konuşma bozukluğundaki sorun konuşmayı yöneten sinirlerin hasarı sebepli ise bu duruma dizartri; bu sinirlerin kendi içerisindeki planlama ve programlama süreçlerindeki aksamalardan ise bu duruma konuşma apraksisi adı verilir.

Dizarti Nedir?

Dizartri, merkezi sinir sistemi ve/veya çevresel sinir sistemi ya da her iki sistem hasarına bağlı olarak oluşur. Konuşma düzeneğini kontrol eden kas kontrolündeki anormallik, koordinasyon bozuklukları, kaslardaki güçsüzlük, titreme gibi vb. belirtiler gözlemlenebilmektedir.  Bu sorunlar nedeni ile konuşmanın solunum, fonasyon (sesleme), rezonans, sesletim ve prozodik (vurgu, tonlama vb.) bileşenleri olumsuz etkilenirse konuşma anlaşılırlığı da azalabilir. Dizartrinin birçok sebebi olabilir; çocukluk döneminde oluşan serebral palsi ve çeşitli gelişimsel sorunlar çocuklardaki dizartrinin en sık nedenidir. Ayrıca inme, kafa travması nedeni ile sinirlerde oluşan hasarlar veya tümörler ilerleyici olmayan dizartrinin sebeplerindedir. İlerleyici olan çeşitli hastalıklardan olan Parkinson Hastalığı (veya Parkinsonizm), MS (Multiple Sklerosis), ALS (Amyotrofik Lateral Sklerosis), myasthenis gravis vb. hastalıkların bireye göre değişebilen evrelerin konuşma bozukluğu olan dizartri görülebilmektedir.

Dizartrinin çeşitli tipleri bulunmaktadır: Spastik dizartri inme, kafa travması serebral palsi hastalıklar nedeni ile oluşan üst motor sinirlerdeki hasarlarda ortaya çıkar. Larinks (gırtlak) kaslarındaki spastisite, yavaşlık, güçsüzlük ve koordinasyon problemlerinden kaynaklanmaktadır. Konuşmanın belli başlı özellikleri arasında kalın, sert ses tonu ile gergin zorlanmış düşük perdeden boğuk ses ve genizsi konuşma (hipernazalite) gözlenebilir.

Flaksid dizartri bulbar palsi, myastenia gravis hastalıklardan veya çeşitli kranial sinir lezyonlarına bağlı alt motor nöron hasarı sonucu oluşur. Kaslarda görülen güçsüzlük konuşmanın bileşenlerini olumsuz etkilediği için hastalarda solunum güçlüğü, soluklu ses, ses çıkarırken azalmış perde ve şiddet, afoni (ses üretememe), genizsi konuşma (hipernazalite), açık net anlaşılamayan ünsüz ve ünlü ses üretimi, prozodik yetersizlik (örneğin monoton konuşma) görülebilir.

Ataksik dizartri beyinciğin (serebellum) hasarına neden olan hastalıklarda ortaya çıkar. Hastaların konuşması genellikle ‘sarhoşvari’ bir özelliğe sahiptir. Solunum desteğinin azalması, ani ses frekans ve şiddet değişimleri, net anlaşılmayan ünlü/ünsüz konuşma sesi üretimleri, abartılı vurgu kullanma, yavaş konuşma ve konuşurken sıkça duraklama gibi özellikler görülebilmektedir.

Hipokinetik dizartri Parkinson hastalığında olduğu gibi beyindeki bazal ganglia çekirdekleri adı verilen yapıların hasar alması sonucu oluşur. Konuşmada özellikle hareket aralığının azalması ve ses şiddetinin düşmesi nedeni ile konuşma anlaşılırlığının azalması gözlemlenir. Ayrıca ses üretiminde titreme, güçsüzlük, ses frekans aralığında azalma, hızlı veya yavaş ama güçsüz konuşma, kekemelik benzeri bir akıcısızlık, monoton konuşma gibi belirtiler de görülebilmektedir.


Hiperkinetik dizartri daha az sıklıkla görülmekle beraber yine bazal ganglia hasarına bağlı olarak çeşitli hareket bozuklukları eşlik etmektedir: myokloni, tourette sendromu, ballismus, atetoni gibi durumlarda perde ve ses şiddetinde düzenli titreklik, tek perde ve perde kırılmaları, uzun aralıklarla söz öbekleri, değişken aralık (ranj) ve monotonluk gözlenir. Distoni ve atetozda; zayıf solunum desteği, tırmalayıcı, gergin ses, işitilebilir soluk alma, monoton ses, değişken ve azalan konuşma vurgusu, konuşmada uzun duraklamalar, uygunsuz suskunluk gözlenirken ani zorlamalı soluk alma ve verme, ses yüksekliğinde aşırı değişkenlik, nefes nefese kalma, istemsiz hareketlere bağlı ses duraklamaları, konuşmada uzun duraklar, kısa öbeklerle konuşma ve monotonluk gözlenebilmektedir.

Konuşma Apraksisi Nedir?

Kaslarının koordinasyonu, hızı vb. özelliklerinin hangi sıra veya derece ile planlanması becerisi olan prakside yaşanılan sorunlardır. Konuşma sırasında hareketlerin planlamasının yapılamadığında oluşan konuşma apraksisi konuşma gelişiminde gelişimsel süreçte gözlemlenebilir veya sonradan beyin hasarı sonrası edinilebilir.

Çocukluk Çağı Gelişimsel Konuşma Apraksisi Nedir?

Konuşmanın gelişimi sürecinde dilin bir bileşeni olan sesbilgisi (fonoloji) temelli yetersizlikle açıklanamayan ve konuşma seslerinin planlanması ve programlanmasında yaşanılan gelişimsel bir sorundur. Gelişimsel konuşma apraksisine sahip çocuklarda kesin tanı kriteri olmamakla birlikte geniş konuşma değerlendirmesi çerçevesi incelenerek çeşitli belirtilerin varlığında şüphelenilebilir. Bu belirtiler arasında ünsüz veya ünlü konuşma seslerinde gelişimsel olmayan hatalar (konuşma seslerinin yerini değiştirme, birbiri yerine kullanma, silme, ekleme vb.), konuşma seslerini üretirken gözlenen arama davranışı, daha uzun kelimelerde veya motor planlama açısından karmaşık kelimelerde daha çok zorlanma (farklı sesletim biçimi veya sesletim yeri açısından uzak sesleri içeren kelimeler), konuşmadaki vurgu vb. gibi özellikle anormal prozodi bulunmaktadır. Bu hataların genellikle tutarsız olduğu (belli bir sesbilgisel veya fonetik kurala uymadığı) gözlemlenmektedir. Bu bozukluğa gelişimsel olan diğer bozukluklar da (dil bozukluğu, fonolojik bozukluk, okuma-yazma sorunları) eşlik edebilir ve ayırıcı tanı konulması için uzun süren değerlendirme süreci gerekebilir.

Edinilmiş Konuşma Apraksisi Nedir?

İnme, demans, tümör gibi hastalıklara bağlı olarak beynin sol yarımküresindeki parietal lob hasardan kaynaklı olabilir. Bireyin konuşma yapılarında herhangi bir zayıflık vb. problem olmadığı halde, beyindeki istemli hareketlerin planlanması aşamasındaki yetersizlikten dolayı konuşma anlaşılırlığı olumsuz etkilenmektedir. Sıklıkla sesletim problemleri görülür: konuşma seslerinin/hecelerin yerini değiştirme, silme, ekleme, tekrarlama, uzatma; hece ve sözcüklerin arasında uzun duraksamalar, konuşma seslerini arama davranışı, schwa ünlüsünü ekleme gözlemlenebilir. Ayrıca konuşma sırasında monoton ses üretimi, anormal veya eksik vurgulama, kelime başlangıçlarında zorlanma, anormal duraksamalar eşlik edebilir. Bu hataların genellikle tutarsız olduğu (belli bir sesbilgisel veya fonetik kurala uymadığı) gözlemlenmektedir. Sözcük uzunluğu arttıkça konuşma bozukluğunun şiddeti de artar. Ünsüzlerin sesletimi ünlülerden daha zordur, başlangıç ünsüzleri son ünsüzlerden daha zordur. Ancak otomatik, ezberlenmiş ve sık kullanılan sözcüklerdeki başarı genelde ayırt edilir şekilde spontan konuşmaya göre daha iyidir. Bazı bireylerdeki motor planlama bozukluğu çok şiddetli olduğunda konuşmanın tamamen yitirilmesi gibi durumlarla da karşılaşılabilir.

Motor Konuşma Bozukluklarının Değerlendirilmesi

Değerlendirmenin amacı tarama, tanı koyma, müdahale yöntemini planlamaktır. Nörojenik kökenli dil ve konuşma bozukluklarında değerlendirme bir ekip işidir. Dil ve konuşma terapistlerin (DKT) tıbbi tanı değil, konuşma bozukluğu tanısı koyar. DKT’lerin motor konuşma bozukluklarında tanı koyma süreci bir dizi değerlendirme işlemi gerektirir ve birden fazla seans sürebilir. Konuşma bileşenlerini değerlendirme sürecinde hastanın kas kontrolünü, tonusunu, gücünü, hareketlerin hızını vb. özelliklerine dinlenme ve hareket halinde iken bakılır. Oral-motor muayene yapılır. Apraksi/dizartriye eşlik edebilecek herhangi bir yutma bozukluğu, salya akıntısı bulguları da ayrıca değerlendirilir. Değerlendirme sürecinde videostroboskopik, endoskopik gibi aletsel yöntemlerle ses tellerinin yapı ve işlevlerini değerlendirilmesi, akustik-ses analiz programlarıyla konuşma seslerinin değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Motor Konuşma Bozukluklarının Terapi

Her bireye yönelik bireysel terapi programları yapılan değerlendirme süreci sonrasında kanıta dayalı uygulamalar çerçevesinde planlanmaktadır. Terapinin ana amacı hastanın yaşam kalitesini arttırmaktır. Yaşam kalitesinin geliştirilmesi iletişim çerçevesinde bireyin becerilerini eski haline getirmek, becerilerini güçlendirmek veya iletişimin sağlanması için alternatif stratejiler geliştirmeyi hedeflenerek yapılmaktadır.

Dizartrili hastalarda dizartrinin tipi, eşlik eden bozukluklar, hastanın demografik özellikleri, hastanın mevcut becerileri ve ihtiyaçları terapinin planlanması ve içeriğini şekillendiren ana elementleri oluşturmaktadır. Dizartri terapisinde genel olarak konuşma bileşenlerinin geliştirilip bir dengeli ve koordine şekilde çalışması ve sonuç olarak da konuşma anlaşılırlığının arttırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda solunumu, sesletimi, ses üretimini, prozodiyi veya rezonansı geliştirecek çeşitli egzersiz programları tasarlanarak uygulamaları yapılmaktadır.

Konuşma apraksisi terapisinin asıl amacı, hastanın konuşma üretimini gerçekleştirmek için gerekli sesletim organı hareketlerinin istemli kontrolünü arttırmaktır. Motor, sesbilgisel veya duyusal sistemleri odağına alan terapi programları çocuk veya yetişkin bireylerin terapilerinde kullanılmaktadır.

Bazı durumlarda (özellikle de ilerleyen hastalıklarda) konuşma becerisinin geliştirilememesi durumunda iletişim kalitesinin arttırılması amacı ile bireye özgü alternatif stratejilerin geliştirilmesi sağlanmaktadır. Bu uygulamalar alternatif ve destekleyici iletişim sistemleri (ADİS) olarak adlandırılmaktadır.

 

Özel Sağlık Meslek Hizmet Birimi Samsun Dil ve Konuşma Terapisi